Aşk yaptığın hatalatrın bedeli olur çıkar karşına kimi zaman.Der ki sana ; '' kuşan zırhını geç karşıma ey fani,yenildiğini gözlerimle görmek isterim ''.Bir de üzerine kahkahalar atmaz mı ? Evet,evet atar da o şen kahkahasını kulaklar sağır olur,göz açamazsın.İner ya o perde gözlere;doğru ile yanlış,kurallar ile boşvermişlikler görünmez gözlere.Şimdi sen,bu yazıyı okuyup kendini kelimelerimin arasında bulmaya çalışan bir zaman aşık,şu anda aşık,her zaman aşık,hiç bir zaman aşık olmayan sen,aşkın tarifini yapabilir misin ? Sen zorlanma.Onu da ben yaparım. Ben nazlı olunca kaybeden,kolay kız olunca da kaybeden,ilk günden numaramı veremem deyip zoru oynayan,küçük bir gülümsemeyle numarasını verdiğinde de kaybeden o bahtsız bedevi.Çölde kutup ayısına rastlayan ve onun kutup ayısı olduğunu anlamayıp deve sanan o egzotik beyinli,hayalperest çaresiz. Ben senin için en uygun tarifi yapabilirim;Aşk istiridye kabuğunun (Hollanda sanatında istiridye kabuğu kırılganlığıyla dünyasal zevkleri sembol eder ) içindeki inciyi,o kabuğu kırmadan alabilmenin zevkidir.Ancak
inci değildir aşk.Aşk;istiridye kabuğudur.İnciyi görünce köşeye attığınız o kırılgan şeydir.Çünkü aşk hiç ummadık birine , umulmayan bir anda ve alışılmışın dışında duyulan duygudur. İnci'nin yerine istiridye kabuğunu seçmek,incinin parıltısının gölgesindeki,kendi ışığındaki o kırılgan şeydir.
Aşk evet , birşeydi.. Aşk var-dı,mış ..
P.S: 5 dakika içinde,anlık duygu patlamasının sonucudur.Saygılarımla ...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder